Rehberlik UYUM

UYUM


UYUMSUZ ÇOCUKLAR VE EĞİTİMİ


I TANIMLAR

UYUM: Bireyin sahip olduğu özelliklerinin kendi benliği ile ve içinde bulunduğu çevre arasında dengeli bir ilişki kurabilme ve sürdürebilmesidir. Uyum sadece sosyal çevrenin isteklerine ve değişikliklerine uygun tepki, davranış ve tutum gösterme şeklinde anlaşılmamalıdır. Birey bir robot değildir. Birey doğduğu günden itibaren yaşamı boyunca sürekli bir değişme ve gelişme içerisindedir. Bu değişiklik ve gelişmeler bazı dönemlerde hızlı bazı dönemlerde yavaştır. Bireyin birbirleri ile içiçe girmiş devamlı etkileşim halinde bulunan bir sosyal, psikolojik, zihinsel, duygusal ve biyolojik yaşamı vardır. Bunların ahenkli biçimde birleşmesi bireyin tüm yaşamını oluşturur.
Bireyin önce kendi bünyesinde olan zihni, psikolojik, biyolojik, sosyal ve duygusal değişiklikleri anlaması bilmesi, kabul etmesi ve bu değişmelere uygun davranışlar ve tutum göstermesi gerekir. Bunun yanında her birey sosyal bir yaratıktır. Bir toplumun üyesidir. Çevresinde bir çok insanlarla ilişki kurmaktadır. Onlarla ahenkli ve olumlu ilişkiler kurması uyumun ikinci yönüdür. Hem bireyin tüm yaşamını meydana getiren unsurlardaki değişiklikleri ve hem de sosyal yaşamını, diğer insanlarla olan ilişkilerini ahenkli bir şekilde birleştirmesi uyumunu oluşturur.

UYUMSUZ ÇOCUKLARIN TANIMI: Kendi benliği ile ve çevresiyle dengeli ve etkili ilişki kurma, geliştirme ve sürdürmede güçlük çeken ve bu yüzden gelişimleri sekteye uğrayan ve çevresindekilerin olağan ilişkileri ile düzeltilemeyen davranış kalıplarına sahip olan çocuklara UYUMSUZ ÇOCUK denir.



II UYUMSUZ ÇOCUKLARDA SIK SIK GÖRÜLEN DAVRANIŞLAR-BELİRTİLER


Uyumsuz çocuklar günlük yaşamlarında sistemli olarak gözlendiğinde aşağıdaki davranışların bir çoğunu sık sık tekrarlarlar. Bu davranışların bir çocukta sürekli olarak görülmesi uyumsuzluğundan şüphe edilmesi için önemli ipuçlarıdır. Bunlar:

Sinirli sinirli hareket ederler. Sinirlilik gösterirler.
Huzursuz ve rahatsızdırlar.
Adale seğirmeleri görülür.
Sınırlı okul çalışmalarına karşı ilgi ve motivasyonları çok sınırlıdır, azdır. Bazan hiç ilgilenmezler.
Okula sık sık devam etmezler.
Okuldan hoşlanmazlar.
Akademik çalışmalarda belirgin şekilde başarısızlık gösterirler.
Kıskançlıkları çok belirgindir, gizleyemezler.
Aşırı derecede yarışma arzusu duyarlar.
Yarışmalardan bilhassa başaramayacakları yarışmalardan kolayca çekilirler. Devam etmezler.
Kaşınmaları çok serttir. Kaşıdıkları yerde derin izler bırakır.
Tırnaklarını yer, ısırırlar.
Belirgin şekilde dikkatsizdirler.
Eleştirilere karşı aşırı hassasiyet gösterirler.
Konuşmak istemezler. Konuşmada bir çok özürler gösterirler.
Başkalarını aldatırlar. Sık sık bunu yapmaktan zevk duyarlar.
Sportmenlikleri çok zayıftır. Oyun bozanlığı çok severler.
Bir iş veya meşgalede bulunurken veya akranları ile oynarken kaza yapma eğilimi gösterirler.
Belirli alanlarda çöküntü duyarlar.
Kolayca hüsrana kapılırlar.
Devamlı gerilim içinde görünürler.
Sık sık titreme görülür.
Bazen fazla bazen çok düşük hareketlilik gösterirler. Bu iki kutup arasında değişiklik gösterirler.
Belirgin şekilde kolayca bozulurlar veya şaşkınlık gösterirler.
Sık sık ağız kavgası yaparlar.
Kabadayılık ve zorbalık ederler.
Kolayca gücenir ve kırılırlar.
Sık sık kavga ederler.
Daima kendilerini başkalarına karşı savunurlar.
Sık sık çalarlar.
Yalan söylerler.
Tahripkardırlar.
Otoriteye karşı direnirler.
Kendi kendilerini methederler.
Akranlarından hoşlanmazlar. Onlardan korkarlar. Onlar hakkında kötü şeyler düşünürler.
Enerjilerini belli bir alanda toplayamazlar.
Kronik şekilde hastalıklardan şikayet ederler.
Baş dönmesi ve yorgun olduklarından çok sık şikayet ederler.
Başkaları tarafından kendilerine iyi bir insan muamelesi yapılmadığından şikayet ederler.
Öfke nöbetleri gösterirler. Sebepsiz olarak bağırır, çağırır, dikkati çekmek isterler.
Sık sık iç çekme, saçlarını kıvırma ve çekmeler görülür.
Çok neşesiz, münzevi (yalnız) olurlar. Bazen ağlama nöbetleri gösterirler.
Grubun aldığı kararlara uymazlar. Grupla başları hoş değildir.
Diğer çocuklar tarafından farkına varılmaz, kendisinden ne hoşlanır ne de hoşlanılmaz.
Utangaç, korkak, ürkek, korkulu endişeli, şüpheci, son derece sakindirler. Maalesef genellikle çok tehlikeli olan bu davranışları gösteren çocuklar öğretmenleri, aileleri tarafından sevilirler, hatta takdir edilirler.
Hallüsinasyonları vardır. Gündüz rüyası görürler. Başkaları için zararsızdırlar. Kendi aleminde yaşamayı tercih eder.
Yüz yüze geldiği problemleri kendi başına çözmeye çalışır. Bir çok problemlerin çözümünde kimseden yardım istemez, kendi içine atar. Birçok problemleri çözümsüz kalır.
Grupla çalışmayı çok zor bulur. Başkaları ile olduğu zaman dinlenemez gerginlik duyar.
Kendi kendine güvenemez. Fikirlerini çok değersiz görür. Belirgin şekilde aşağılık duygusuna kapılır.

Yukarıda özetlenmeye çalışılan özelliklerin hepsinin bir uyumsuz çocukta görülmesi düşünülmemelidir. Bunlardan belki birkaçı belki de uyumsuzluğun derecesiyle oranlı olarak bir çoğunu bir çocukta görmek mümkün olabilir. Ancak hatırda tutulması gereken bir gerçek vardır ki o da, bu hallerden ve belirtilerden hepsi denecek kadar büyük bir çoğunluk zaman zaman her normal insanda görülebilen davranışlardır. Uyum problemi olan çocuklar veya gençlerde bu durum sık sık görülür. Diğer bir deyimle yukarıda sıralanan birkaç davranış görüntüsünü ara sıra gösteren çocuk veya bir gencin uyumsuzluğundan şüphelenmek yersiz ve gereksiz bir tutum olur.


III UYUMSUZLUĞUN NEDENLERİ

Uyumsuzluk bir grup nedenin ortaya çıkardığı genellikle geçici bir durumdur. Uyumsuzluğa neden olan haller kontrol edilirse uyum problemleri ortaya çıkmayacaktır.


I
KALITIM

II

BEDENSEL NEDENLER


İç Salgı Bezler – Kronik barsak Mide Hastalıkları – Kazalar – Şoklar – Sakatlıklar – Beden Özürleri – Beyin Zedeleri – Sürekli hastalıklar – Bulaşıcı İç Hastalıklar Aşırı Şişmanlık
III

TEMEL GEREKSİNİMLERDEN YOKSUN EDİLME


Biyolojik veya Fizyolojik Temel Gereksinimler
Yeme - İçme – Nefes Alma – Sex – Barınma – Giyinme – Dinlenme – Etkin Olma – Bedensel Emniyet – Boşalma

Psikolojik Temel Gereksinimler
Sevmek ve sevilmek – Kabul Edilmek – Öğrenme –
Başarılı Olma – Beğenilme – Bir Meslek Sahibi Olma –
Bağımsız Olma – Psikolojik Güven – Saygı

Sosyal Temel Gereksinimler
Bir Toplumun Üyesi Olma – Statüye Sahip Olma – Role
Sahip Olma – Sosyal Etkinlik içinde Olma – Topluma
Katkıda Bulunma – Sosyal Güzen – İçten Kabul Görme
IV

ÇEVRE SOSYO-EKONOMİK NEDENLER


Aile Çevresi
Ailenin Yapısından doğan Etmenler
Anne-baba İlişkileri
Çocuğun Yakın Çevresi
Okul
Sosyal Etmenler
Ekonomik Etmenler
V
YANLIŞ EĞİTİM

Sertlik – Dayak – Aşırı Sevgi – Aşırı Koruma – İhmal – Korku – Güvensizlik – Tutarsız Eğitim – Baskı ve Zorlama


IV UYUMSUZ ÇOCUKLARA EĞİTİM YAKLAŞIMLARI

Uyumsuz çocukların mümkün olduğu kadar erken tanınması uyumsuzluğun önlenmesi için son derece önemlidir. Çünkü uyumsuzluk ne olursa olsun büyük bir oranda uyumsuzluk düzeltilebilir. Uyumsuz davranışlar tekrarlandıkça pekişir, derinlere kök salar. Bununu için ne kadar erken tanınır, tekrarı önlenirse o oranda yeni uyumla davranışların kazandırılması olanağı artar.

Uyumsuz çocukların eğitimi bir anlamda iki yönlü yeniden eğitimdir. Diğer bir deyimle, normal çocuğun eğitiminde istenilen davranışların ve davranış örüntülerinin kazandırılması için planlar yapılır. Tek yönlü yöntemler aracılığı ile bu davranışlar kazandırılır. Halbuki uyumsuz çocukların eğitiminde önce bu çocukların bozuk davranışlarının saptanması, bunların ortadan kaldırılması ve bundan sonra da onlara istendik davranışların kazandırılması için daha sistemli çalışmak gerekir. Eskiyi unutturup yeni bir yol izlemek gerekir.
Uyumsuz çocukların eğitimlerinde önce çocuklarda uyum sorunu olarak saptanan bozuk, yanlış davranışların onları incitmeden, tedirgin etmeden terk ettirilmesi ve bunun yanında yeni istendik davranışların ve alışkanlıkların kazandırılması gerekir.
Biz eğitimci olarak uyumsuz davranışları ne kadar erken teşhis eder ve düzeltilmesi için önlemleri alırsak sorunun çözümünde o derece başarılı oluruz. Tek katlı kerpiç binayı yıkmak çok katlı betonarme karkas binayı yıkmaktan kıyaslanmayacak kadar az emek ve para sarfını gerektirir, gerçeğini hatırdan çıkartılmamalıdır. Gecikme özürü pekiştirir, belli bir yaştan veya düzeyden sonra düzeltilmesi olanak dışına çıkar, kronik uyumsuzluğa dönüşür kalır Bu bireyin ve toplumun mutluluğu için büyük bir kayıp olur. Çünkü eğitim önlemlerinin bir etki sınırı, alanı ve derecesi vardır. Bu sınırlar ötesinde alınacak tüm önlemler etkisiz kalabilir.
Uyumsuz çocukların eğitim programlarının amaçları normal çocuklar için konulmuş amaçlardan farklı değildir. BU çocuklar, davranış bozukluğunun derecesine göre, ana-baba, öğretmenlere, akranlarına, çevresindekilere, okul ve öğretmenlerine karşı düşmanca duygulara sahiptirler. Önce bunların yok edilmesi ilk ve temel amacımız olmalıdır.

Amaç, önce uyumsuz kişiyi uygun kişiler, etkinlikler, şartlar ve hizmetler aracılığı ile normal eğitim ve öğretime hazır ve istekli bir kişi durumuna getirmektir.


Amaca Ulaşmak İçin Neler Yapılmalıdır?

Uyumsuz çocukların eğitimlerinde güdülen amaçlara varılması için neler yapılabilir sorusunun cevabını vermek ve bunları sağlamak gerekir. Bunları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Uyumsuz çocukların eğitim programları;

Her kişiye bireysel olarak anlamlı olacak ders ve diğer etkinliklerden çeşitli konular bulunmalıdır.
Çocuğa yetenek sınırları içinde problemlerle savaşacak ve yenecek durumlar yaratılmalı ve yenmesine yardım etmelidir.Bu suretle çocuk yüzyüze geldiği her problemi başkalarının da azıcık yardımıyla yenebildiğini görebilmeli, bir taraftan kendine güveni artarken diğer taraftan insan toplumunda bir insanın yüzyüze geldiği problemlere uygun çözüm yolları aramada ve bulmada başkalarının yardımına ihtiyacı olduğuna bilinçlenmelidir.
Çocuğun uğraşacağı, yapabileceği ve karşılaştığı durumlara uygulayabileceği çeşitli akademik etkinlikler sağlamalı ve çocuğun akademik gelişimine aracı olmalıdır.
Ailede, okulda, toplumda, milli seviyede ve dünya seviyesinde, toplum mutluluğunu sağlayacak, ona hizmet eden problemlere karşı duyarlı olmasına yardım edecek şekilde düzenlenmeli ve çeşitli etkinlikler sunmalıdır. Çocuğun yalnız kendisi için değil, ailenin, arkadaşlarının, milletin hatta diğer milletlerin mutluluğunu isteyen bir seviyede duyarlı olmasına yardım edilmelidir.
Karşılaştığı problemlerin çözümünde başkaları ile birlikte işbirliği içinde çalışacağı imkanlar sağlanmalıdır.
Onda başkalarının mutluluğu ve refahı için sorumluluk alma isteklerini harekete getirecek şekilde durumlar yaratmalı ve çocuğa başkalarının mutluluğu için çalışmanın hazzı tattırılmalıdır.
Çocuğun inançlarına ve söylediklerine uygun hareket etmesi, iş yapmasını sağlayacak durumlar yaratılmalıdır. Çocuk söylediklerini ve inandıklarını davranışa dönüştürecek olanaklar bulmalıdır.
Çocuklara başkaları ile iyi geçinmede yardım etmelidir.
Öğrenciye kaynakları genişletmek suretiyle onları en iyi bir şekilde kullanmasına karşılaştığı yeni ve değişik durumlarda genelleme yapabilmesi ve bu durumları uygulayabilmesine yardımcı olmalıdır.
Çocuğa doygunluklar elde edebileceği, kendine uygun düşen, kendini motive edecek ve gayesine ulaşmada işine yarayan şeyler üzerinde çalışması için birçok olanaklar sağlanmalıdır.
Çocuklara günlük hayatlarında karşılaşılan problemler üzerinde çalışmak, çeşitli kaynaklardan yararlanarak benzer durumları görmek ve yeni durumlara uygulayabilecek şekilde olanaklar sağlanmalıdır.
Çocuklara çeşitli imkanlar hazırlanarak ilgisini geliştirme ve zenginleştirme olanağı sağlanmalıdır.
Programlar öğrenci için esnek olmalı, öğrenci öğretmen birlikte çalışmalı ve öğrenim yaşantılarının planlanmasına katılımları sağlanmalıdır.
Öğrenciye genelleme olanağı sağlanmalı, öğrendiklerini günlük gerçek yaşantılarda kullanmak ve pratik yapma olanağı sağlanmalıdır.
Öğrenciye çok çeşitli sosyal etkinlikler hazırlamalı, bu etkinliklerde grup içinde iyi bir grup üyesi veya lider olmasına yarayan sorumluluklar vererek sosyal gelişimi sağlanmalıdır.
Eğitim programları önce çocuğun probleminin çözümlenmesine olanak sağlamalı, her etkinlikte çocuk boşalma ve rahatlama olanağı bulmalıdır.


IV REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ İLE İŞBİRLİĞİ


Öğrencilerin davranışları hakkında en güvenilir ve yararlı bilgi alma yollarından biri öğretmen kanaatlerine başvurmaktadır. Çünkü öğretmen öğrencilerini değişik durumlarda izleyen ve sistemli olarak gözleyen durumdadır. Öğretmen çocukla çoğu zaman çalışırken, oynarken, gerilim durumlarında iken beraberdir. Bu nedenle öğretmenin gözlemlerini, tespit ettiği durumları okulun rehberlik servisinde çalışan kişilerle paylaşması ve gerektiği durumlarda rehberlik servisinin de daha uzmanca yardım almaları için hastanaye yönlendirmesi öğrencinin uyumsuz davranışlarının düzelmesinde son derece doğru ve yararlı olacaktır.




KAYNAKÇA

Çağlar, Doç. Dr. Doğan. Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimi. Ankara Üniversitesi Basımevi. Ankara, 1981

 Yayın:01.01.2013 - Güncelleme:01.01.2013 - 19:01