Duyurular HALK EĞİTİM MERKEZLERİ

HALK EĞİTİM MERKEZLERİ

Yaygın eğitim, örgün eğitimin yanında ve dışındaki tüm düzenli eğitim faaliyetleri olup, hayat boyu öğrenmenin alt sistemi ve ayrılmaz bir parçasıdır. Halk eğitimi merkezleri ise ülkemizdeki yaygın eğitim faaliyetlerinin en büyük sunucusu ve en geniş teşkilat ağına sahip kurumlarıdır.

“Eğitim faaliyeti yapma” ve “eğitim faaliyetinin yapılmasını sağlama/destekleme”  gibi iki ana görevi bulunan bu merkezler;

·      Çocuk, genç ve yetişkin bireylerin ekonomik verimliliklerini arttıracak bilgi ve beceriler kazandırmak,

·      Değişen toplumsal ve ekonomik rollere uyumlarını desteklemek,

·      Değişen eğitim ihtiyaçlarını karşılamak,

·      Çocuğun kişilik gelişiminde ve eğitiminde önemli bir rolü olan aileyi bilgilendirerek güçlendirmek,

·      Örgün eğitim yoluyla edinemediği ya da yeterince elde edemediği imkânlardan yararlandırmak,

·      İş öncesi veya iş başında eğitimler düzenlemek,

·      Yaşam boyu eğitim anlayışıyla eşit fırsatlar yaratmak,

·      Toplumda katılımcı, paylaşımcı bir demokrasi kültürünün yerleşmesi için bireyi hakları ve sorumlulukları konusunda güçlendirecek programlar sunmak,

·      Diğer resmî ve özel kurum ve kuruluşlar ile gönüllü kuruluşların halka açık düzenledikleri yaygın eğitim amaçlı etkinlikleri koordine etmek

 amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı tarafından il ve ilçelerde açılmaktadır.

Dünyada; yetişkin eğitimi merkezi, halk okulu, halk koleji, toplum okulu, çok işlevli toplum merkezi, işçi üniversitesi adıyla faaliyet gösteren örgün eğitim dışındaki kurumlar, ülkemizde halk eğitimi merkezi adıyla hizmet sunmaktadır. Bu kurumlar Millî Eğitim Bakanlığına bağlı tam resmî kurumlardır.

Halk eğitimi merkezleri yapı itibariyle Türkiye’ye özgü kuruluşlardır. Bu kurumlar aynı zamanda örgün eğitim fırsatını kaçırmış olanlar için ikinci şans okulları olup aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığının mobil gücüdür. Dinamik yapısıyla çok hızlı organizasyon kabiliyetine sahip kuruluşlardır. Yaygın eğitim konusunda ileri düzeyde bilgili ve deneyimli personele ve yerleşim biriminin özelliği ne olursa olsun, her alanda ihtiyaç duyulan mesleki, sosyal, kültürel, sanatsal, sportif amaçlı eğitim faaliyetini en hızlı ve en kısa sürede düzenleyebilme refleksine sahiptir. İşbirliği, koordinasyon ve kendine özgü kurumsal kültürü oluşturmuştur.

Halk eğitimi merkezleri toplumla barışık, halkın sevdiği ve tereddüt etmeden girip çıkabildiği eğitim kurumlarıdır. Özellikle kırsal kesimde yaşayan genç kızlarımızın ve kadınlarımızın ilkokul/ilköğretim okulundan sonra gördükleri tek sosyal merkez, halk eğitimi kursları ve halk eğitimi merkezleridir. Bu kesimlerde genellikle bir takvim yılı devam eden (biçki-dikiş, nakış, halı, kilim gibi) kursların talep edilmesi, bu sosyal ortamda olabildiğince uzun süre kalabilme istek ve arzusudur.

Özellikle, eğitime katılma ve eğitim alma konusuna direnç gösteren kesimlere yönelik yapılan çalışmalarda kendilerince “dikiş kursları” diye tabir ettikleri halk eğitimi kurslarına katılma yönünde bir ilginin ve eğilimin öne çıktığı, katı bir dirençle karşılaşılmadığı görülmektedir. Dikiş-nakış, halı, kilim gibi kurslar bu yaklaşım içindeki vatandaşların eğitime katılımlarının sağlanmasında tek ve en önemli vasıta olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu kesimlerin yoğun ilgisi toplumda, bu merkezlerin bütünüyle dikiş-nakış merkezleri olduğuna ilişkin bir ön yargı da doğurmuş, ancak sosyal, siyasal, kültürel, teknolojik, ekonomi ve endüstri alanındaki gelişmelere paralel, ortaya konulan çok çeşitli eğitsel faaliyetlerle bu yargı büyük ölçüde giderilmiştir.

Tüm bunlardan, ülkemizde halk eğitimi merkezlerine karşı büyük bir sempatinin oluştuğu ve bu kurumların kendilerine en yakın kurumlar olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Halk eğitim merkezleri, sayısı günümüzde 970’i aşan ve kendisine bağlı eğitim odası, geçici veya sabit kurs merkezleri ve kurs yerleri ile yaklaşık 40.000 yerleşim birimine yaygın eğitim hizmeti taşıyan imkâna ve güce sahip bulunmaktadır.

Bulundukları bölgenin eğitim, öğretim, üretim, rehberlik, bilgi erişim, danışma, öğrenme, kültür ve sanat merkezi olan halk eğitimi merkezleri, bu özellikleri ile batılı ülkelerdeki “çok işlevli toplum merkezleri” özelliğini taşımaktadır. Bundan da söz konusu merkezlerin bütünüyle meslek edindirme merkezleri ya da kültür ve sanat merkezleri değil, hem meslek edindirme hem kültür sanat hem de sportif eğitim merkezleri olduğu özelliği görülmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasıyla ülkede başlatılan okuma yazma sorununu çözümleme, millî kültürü yaygınlaştırma, Cumhuriyet ülküsünü ve Atatürk ilkelerini benimsetme çalışmalarının bir uzantısı olarak ve halk evlerinin boşluğunu kapatmak üzere 1953’te açılmaya, 1956’da yaygınlaşmaya başlanmıştır.

 Halka meslekî ve sosyal kültürel amaçlı bilgi beceri kazandıran, onların boş zamanlarını olumlu faaliyetlerle değerlendirmelerini, gelirlerini arttırmayı sağlayan birer yaygın eğitim kurumu olarak etkinliklerini sürdüren bu kurumlar, 1960’lı yıllarda ülke düzeyine birer halk okulu olarak hızla geliştirilmeye çalışılmış ve yayılmaya başlamıştır.

Halk eğitimi merkezlerinin kurulmasında, batılı ülkelerdeki çok işlevli toplum merkezlerinin yapısal özelliklerinden esinlenildiği görülmüştür.

Eski halkevi binalarından halk eğitimi merkezine dönüştürülen İstanbul-Kadıköy, İstanbul-Eminönü, Kocaeli-İzmit, Erzurum ve Edirne halk eğitimi merkezlerinin fiziksel yapıları incelendiğinde çok amaçlı salon, kolayca yer değiştirebilen sandalye ve kürsülerden donanmış sınıflar, seminer odaları, atölyeler, resim ve hobi odaları, spor salonu, bürolar, öğretmenler odası, çocuk odası, dinlenme odası, kütüphane, mutfak, sergi salonu, bilişim sınıfları, laboratuvar, depoların bulunduğu Batılı ülkelerdeki ideal “çok işlevli toplum merkezleri” ile aynı özellik ve nitelikleri taşıdıkları görülmektedir. Bundan da, yaygın eğitim amaçlı hizmetlerin yürütülmesinde uluslararası bir anlayış ve uygulama birliğinin kendiliğinden oluştuğu sonucu çıkmaktadır.           

Kuruluşunun, ülkemizde eğitim yönetimi alanında yeni arayışların başladığı yıllara rastlaması halk eğitimi merkezlerinin yönetiminde çağdaş eğitim yönetimi anlayışının yer alma zorunluluğunu getirmiştir.  Zira Türk eğitim sistemi içerisinde tamamlayıcı rol üstlenen merkezlerin gerçekten etkili ve verimli olmaları, çağdaş yönetim anlayışına uygun biçimde yönetilmeleri ile mümkündür.

Türkiye’de ilk halk eğitimi merkezleri 1953 yılında Edirne, Kastamonu, İzmir, Ordu ve Trabzon il merkezlerinde açılmıştır. Bunları Adana, İstanbul-Kadıköy, Samsun, İzmir-Bergama, Ağrı, Amasya Muğla, Kahramanmaraş, Erzurum, Yalova, Hatay, Mardin, Kayseri, Van, Malatya ve Diyarbakır halk eğitimi merkezleri izlemiştir. Takip eden yıllarda hızla teşkilatlanan merkezlerin sayısı günümüzde 970 ‘i aşmıştır.

Dünyadaki bilim, teknoloji, sosyal, siyasal ve kültürel alandaki hızlı gelişmeler kurumların yapısal nitelikleri ve işlevlerini de etkilemekte ve bu yönde bazı değerlendirme ve sorgulamaları gündeme getirmektedir.

Hayat boyu eğitim, hayat boyu öğrenme, yetişkin eğitimi, sürekli eğitim gibi kavramların ortaya çıkması, önem ve öncelik kazanması doğal olarak dikkatlerin halk eğitimi merkezlerinin üzerinde yoğunlaşmasına neden olmuştur.

Bilişim teknolojisindeki hızlı gelişimin paralelinde halk eğitimi merkezlerinde kamu internet erişim merkezleri (KİEM) kurulması, okuma salonları geliştirilmesi, zenginleştirilmiş kütüphane hizmetlerinin artırılması, uzaktan eğitim programları, online sınav sistemlerinin uygulamaya konulması vb. çalışmalar halk eğitimi merkezlerini doğal olarak birer “hayat boyu öğrenme merkezi” konumuna getirmiştir.

Kurulduğu günden bugüne kadar aynı isimle faaliyetlerini sürdüren bu kurumlarda kursiyerlere pratik eğitim yapma fırsatı sağlamak, atıl kapasiteyi kamu yararı bakımından değerlendirmek, mal ve hizmet üretimi yapmak amacıyla “eğitim içinde üretim, üretim için eğitim” yaklaşımıyla çalışmalar sergilenmektedir.

Şartları uygun olan merkezler bünyesinde döner sermaye işletmesi kurulmakta olup, işletme kurulan merkezler, Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu niteliğini kazanmaktadır. Mal ve hizmet satışı döner sermaye işletmeleri yoluyla yapılmaktadır.

Günümüzde gerek bünyesindeki döner sermaye işletmesi gerekse mülki amirliklerce özel idare, köye hizmet götürme, SYDV bünyelerinde kurulan işletmeler işbirliğinde eğitim süreci içinde ürettiği mal ve hizmeti ulusal ve uluslararası düzeyde pazarlayabilme başarısını gösteren ve bu özellikleri ile kamuoyunda beğeni ve takdir toplayan çok sayıda halk eğitimi merkezi bulunmaktadır.

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİN GÖREVLERİ

Halk eğitimi merkezlerinde yürütülen çalışmalar, esas itibarıyla “Millî Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği” ile belirlenmiştir.

Hafta sonu tatili ve akşam saatleri de dâhil olmak üzere günün 07.00 - 24.00 saatleri arasında yıl boyunca hizmet sunan bu merkezlerde yaygın eğitimin ilke ve amaçları doğrultusunda aşağıda belirtilen görevler yürütülmektedir:

a) Millî kültür, bilimsel ve teknolojik gelişmelere uyum, yurttaşlık eğitimi, güzel sanatlar, sportif, sosyal ve kültürel etkinlikler ile benzeri konuları içeren eğitim çalışmaları yapmak,

b) Okuma-yazma öğretimi ve diğer eksik eğitimlerin tamamlanmasına destek sağlayıcı sürekli eğitim yapmak, şartlar ve ihtiyaçlara göre ilgili eğitim kurumları ile iş birliği içinde programlar hazırlamak ve uygulamak,

c) Meslek öncesi eğitimi, yeni bir meslek edinmeyi, çok yönlü iş eğitimi, endüstri içinde eğitim ve sürekli eğitim konularını kapsayan meslekî ve teknik eğitim programları uygulamak, yerel düzeyde iş gücü piyasası ile ilgili araştırmalar yaparak istihdam edilebilir meslek alanlarında kurslar düzenlemek ve nitelikli ara insan gücü yetiştirmek,

d) Turizm, halk sağlığı, tarım, ev ekonomisi, kooperatifçilik, toplum kalkınması, sürdürülebilir çevre bilinci, doğal hayatı koruma, kazalara karşı önlem, doğal afetten korunma, girişimcilik, tüketici eğitimi, sivil savunma, ilkyardım, halk sağlığı, uyuşturucu ile mücadele, bulaşıcı hastalıklara karşı önlem alınması, doğabilecek özürlülüğün önlenmesi gibi konularda kurs, seminer, konferans, yarışma, açık oturum, sergi, panel, sempozyum ve benzeri etkinlikleri düzenlemek,

e) İmkânlar ölçüsünde kitaplıklar oluşturmak, belli aralıklarla yayınlar yapmak, yörenin tarihî ve kültürel değerlerini gelişme sürecinde derleme ve yayın yoluyla tanıtmak, yörede yetişmiş ünlü kişilerin biyografilerini hazırlama ya da hazırlanmasını özendirmek ve desteklemek gibi çalışmalar yapmak,

f) Millî ve mahallî bayramlar, belirli gün ve haftalar, çevreye ait gelenek ve görenekler ile millî kültür değerlerinin tanıtılması, korunup yaşatılması yönünde çalışmalar yapmak,

g) Kurs dışı eğitsel etkinlikler çerçevesinde yarışma, sergi, gezi, panel, toplantı, kampanya ve benzeri etkinlikler düzenlemek, bu etkinliklerin süreklilik kazanmasını sağlamak, gerekli şartların oluşturulması kaydıyla yöresel, ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirmek, ihtiyaç duyulan kulüpleri oluşturup etkin şekilde çalıştırmak,

h) Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları iş birliğinde ulusal meslek standartlarına uygun meslekî ve teknik eğitim programları hazırlamak ve bu programlara göre kurslar açmak,

ı) Döner sermaye işletmesine bağlı olarak meslekî, sosyal ve kültürel amaçlı kurslar düzenleyip eğitim içerisinde üretimi gerçekleştirmek, atıl kapasiteyi değerlendirmek, ekonomik ve toplumsal yarar sağlayıcı çalışmalar yapmak,

j) Etkinliklerle ilgili hazırlanmış yazılı, görsel ve işitsel araçlardan belli bir program çerçevesinde kursiyerlerin yararlanmasını sağlayıcı çalışmalar yapmak,

k) Diğer resmî kurum ve kuruluşlar, belediyeler, dernekler, meslek odaları, vakıflar ve gönüllü kuruluşlarca halka açık ücretsiz düzenlenecek yaygın eğitim amaçlı kurslarla ilgili kurs açma, öğretime başlama, denetim, rehberlik, gözetim, sınav ve benzeri konulara ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, gerekli eş güdümü sağlamak,

l) İlgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde özel eğitim gerektiren kişilere yönelik kurs ve etkinlikler düzenlemek,

m) İlgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılarak; koruma altındaki çocuklar ve kadınlar, sokakta çalışan çocuklar, tedavi altındaki madde bağımlıları, tutuklu ve hükümlüler ile hastanede yatan kişilere kurs ve etkinlikler düzenlemek, emekliliğe uyum ve yaşlılara yönelik etkinlikler gerçekleştirmek,

n) Aileyi geliştirmeye yönelik çocuk psikolojisi, çocuk bakımı, çocuk gelişimi, ev yönetimi, aile iletişimi ve benzeri konularda eğitim etkinlikleri düzenlemek; anne-baba ve çocuk eğitimiyle ilgili uygulamalı kurslar düzenlemek, kursiyer çocuklarının yararlanabileceği çocuk bakım ve eğitim odaları oluşturmak.

            Okuma Yazma Kursları önem ve önceliğini korumakta olup ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde bir seferberlik ruhu içerisinde aralıksız yürütülmektedir.

Zamanında ilkokul düzeyinde eğitim görememiş ve temel eğitim düzeyinde eğitim imkânlarından faydalanamamış vatandaşlarımızın okuryazar konumuna getirilmesi ve bu eksik eğitimlerini tamamlayabilmelerine yönelik eğitim veren tek kurum Halk Eğitimi Merkezi Müdürlükleridir.

Bu kapsamda;  okuma yazma kursları adı altında açılan kurslarda vatandaşların ilkokul düzeyinde eğitim görmeleri ve verilen belgeler ile bir üst öğrenimlerine devam edebilme imkânı sağlanmaktadır.

Vatandaşları teşvik amacıyla çoğu zaman kampanyalar ve projeler ile yürütülen okuma yazma çalışmaları; son olarak 08 Eylül 2008 tarihinde ülke genelinde başlatılan ve Sayın Emine ERDOĞAN’ın himayelerinde yürütülen “Ana Kız Okuldayız Okuma Yazma Kampanyası” ile sürdürülmüştür.

.

HALK EĞİTİMİ FAALİYETLERİ UYGULAMALARI

         Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, ülkemizdeki halk eğitimi, çıraklık eğitimi, açık öğretim hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu Genel Müdürlüktür.

         Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan ülkemizdeki toplam nüfusun  %70’i 35 yaşın, %50’si ise 24 yaşın altında bulunmaktadır. Böylesine genç bir yapıya sahip nüfus yapısının iyi bir eğitim ve doğru bir istihdam politikaları ile Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir kazanım olduğu açıktır. Bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi için halk eğitimi merkezleri ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde aralıksız faaliyet göstermektedir.

Düzenlenen yaygın eğitim faaliyetlerine katılanların %58’ini genç kızlar ve kadınlar oluşturmaktadır. Bu kesimin devam ettiği programların başlıcalarını; bilgisayar, yabancı dil eğitimi,  hazır giyim, tekstil, el sanatları, anne çocuk eğitimi, kuaförlük, cilt bakımı, okuma yazma, sınavlara hazırlık, ev ekonomisi, halıcılık, kırkyama gibi programlar teşkil etmektedir

Erkeklerin talep ettiği alanlar ise bilgisayar, yabancı dil, halk oyunları, kuaförlük, üniversiteye hazırlık, resim, boyama, elektrik-elektronik, ahşap işleri, arıcılık, kalorifer ateşçiliği programlarında yoğunlaşmaktadır.

 Bir yıl süresince düzenlenen okuma-yazma, meslekî teknik ve genel bilgi amaçlı kurslara yaklaşık 3.000.000’nun üzerinde vatandaşımız katılmaktadır.

   “İyi insan, iyi vatandaş” temel anlayışına ve amacına dayalı olarak ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde, günün her saatinde ve yıl boyunca aralıksız olarak sürdürülen yaygın eğitim aktiviteleri kişilerin ilgi, istek, yetenek ve beklentilerine yönelik düzenlenmekte ve programların uygulanmasında onların katılım şartları dikkate alınmaktadır.

   Halk eğitimi merkezlerinin görevleri kurslarla sınırlı olmayıp, kurs dışı eğitsel etkinlikler adı altında nitelendirilen seminer, toplantı, konferans, panel, sempozyum, fuar, festival, sergi, yarışma, sanatsal oyun ve gösteri ve benzeri faaliyetlerden de bir yıl boyunca yaklaşık 5.000.000’nun üzerinde vatandaşımız yararlanmaktadır.

   Halk eğitimi faaliyetleri yer ve zamana bağlı olmaksızın her fırsatta düzenlenmekte, hizmet, vatandaşın en yakınına kadar ulaştırılmaktadır. Faaliyetler akşam saatleri ve hafta sonları da dâhil olmak üzere yılın 12 ayında aralıksız devam etmektedir. Düzenlenen kurslar ve kurs dışı eğitsel etkinliklere sadece yetişkinler değil, okul öncesi eğitimi çağındaki çocuklar da dâhil olmak üzere her yaş, eğitim, kültür, sosyal statü ve gelir düzeyindeki vatandaşlar katılabilmektedir.

   Öncelikli hedef kitle:

Ø Okuma-yazma bilmeyenlerle, temel eğitim eksikliği alanlar; herhangi bir nedenle örgün eğitime devam etmeyenler,

Ø Örgün eğitimin herhangi bir kademesinden ayrılmış olanlar,

Ø Herhangi bir örgün eğitim kurumunu bitirmiş olanlar,

Ø Örgün eğitime devam ederken artakalan boş zamanlarını değerlendirmek isteyenler,

Ø Örgün eğitim yoluyla edindikleri bilgi ve becerilerini tamamlamak, yenilemek, geliştirmek isteyenler,

Ø Herhangi bir işe başlayacak olanlar,

Ø Herhangi bir işte çalışanlar,

Ø Yaşlı ve emekliler,

Ø Yasal kısıtlılık altında bulunanlar,

Ø  Dış ülkelere çalışmaya ve öğrenime gidecekler,

Ø Köyden kente göçenler,

Ø Özel eğitim gerektiren kişiler,

Ø Açık ve gizli işsizler,

Ø Özel ve kamu kurum kuruluşlarında çalışanlar,

Ø Mesleklerinde ilerlemek isteyenler,

Ø Özelleştirme uygulamaları nedeniyle işini kaybetme riski taşıyanlar,

Ø Bağımsızlığına yeni kavuşmuş Türk Cumhuriyetleri ile Türk Topluluklarında yaşayan soydaşlarımızdır.

         Halk eğitimi merkezlerince düzenlenen meslekî teknik ve sosyal kültürel kurslar; çevrede yapılan kapsamlı bir alan araştırması (eğitim ihtiyaçlarını belirleme) çalışmalarından sonra plânlanmakta ve genel olarak 12 kişinin katılımıyla açılmaktadır.

   Toplumumuzun önemli bir kısmı ihtiyacının farkında olmadığı için merkezler yıl boyunca farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Bu çalışmalarda toplantı yöntemi, görüşme yöntemi, anket yöntemi gibi bilimsel yöntemler uygulanmaktadır.

   Eğitime katılma yönünde engelli olan vatandaşlarımızın engel durumları değerlendirilerek imkânlar ölçüsünde bu engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik organize çalışmalar yapılmaktadır.

•         Kurslarımızın önceliği, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli ara iş gücünü yetiştirmeye istihdamı desteklemeye yönelik meslek kazandırma kursları, okuma yazma kursları ve aile eğitimi kursları teşkil etmektedir.

•         Daha önce alt programlar şeklinde yürütülen aile eğitimi, çocuk eğitimi, ana-baba eğitimi gibi faaliyetler aile eğitimi adlı programla Genel Müdürlüğün ana faaliyetleri arasında yer almaya başlamıştır.

•         1993 yılından itibaren UNICEF ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı işbirliğinde yürütülen, 2010 yılından itibaren de Genel Müdürlüğümüzce yürütülen AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI (0-18 Yaş) aile eğitimi ve baba destek programlarından oluşmaktadır,  Kurumsal okul öncesi eğitimi imkânı bulamayan çocukların zihinsel, psikolojik ve duygusal gelişimlerini destekleyen ve çocuğu anneden ayırmadan ev merkezli yürütülen bu çalışmalar halkımızın büyük ilgisini çekmekte ve bu program diğer ülkelerde örnek uygulama olarak gösterilmektedir.

 

Halk eğitimi merkezlerinde kursların yanı sıra kurs dışı eğitsel etkinlikler ve eğitsel kulüp çalışmalarına da yoğun şekilde yer verilir. Kurs dışı eğitsel etkinliklerden en önemlileri:

ü Toplantı                                                                                        

ü Sohbet

ü Seminer

ü Konferans

ü Panel

ü Sempozyum

ü Sanatsal gösteri

ü Sergi

ü Festival

ü  Fuar

ü  Doğa yürüyüşü

ü  İmza günleri

Hizmete inanmış gönüllü kişilerden oluşan eğitsel kulüpler de halk eğitimi faaliyetlerine önemli katkı sağlamaktadır. Eğitsel kulüpler halk eğitimi merkezlerinin bünyesinde bağımsız olarak dernek gibi faaliyet yapmaktadır.

Halk eğitimi merkezleri bünyesinde kurulabilen eğitsel kulüplerden bazıları şunlardır:

v Güzel sanatlar

v Sivil savunma

v Tiyatro

v Türk halk oyunları

v Türk sanat müziği

v Türk halk müziği

v Spor

v Gezi ve turizm

 

Halk Eğitimi Merkezlerinde düzenlenen mesleki teknik kurslarda mesleki bilgi beceri konularının yanı sıra kursiyerlerinin ihtiyaç duyduğu destek programlarına da (kişisel gelişim) yer verilmektedir.  

Düzenlenen kurslar içerisindeki destek programlarından bazıları:

Ø Girişimcilik

Ø Tüketici eğitimi

Ø Çocuk ihmalini ve istismarını önleme

Ø Madde bağımlılığına karşı bilinç uyandırma

Ø Çevre

Ø Bulaşıcı hastalıklara karşı önlem

Ø Doğal afetlere karşı önlem

Ø Sivil savunma

Ø Halk sağlığı

Ø Beslenme

Ø Vatandaşlık eğitimi

Ø İnsan hakları ve demokrasi

Ø Anne ve çocuk sağlığı

Ø Hijyen

Ø Ev kazalarına karşı önlem

Ø Sigorta bilinci

Destek programlar talep ve şartlara göre bağımsız düzenleneceği gibi diğer kurslar içerisinde konu şeklinde de plânlanıp uygulanmaktadır. Bu programların uygulanmasında uzman kişi ve kuruluşlarla iş birliği yapılmakta ve bu eğitimler merkezlere davet edilen uzman kişiler tarafından verilmektedir.

Aynı şekilde toplumsal bilinç uyandırmaya yönelik faaliyetler toplantı, seminer, konferans şeklinde de verilmekte, ilgili resmî ve özel kurum ve kuruluşların yanı sıra sponsor kuruluşların desteğiyle yaygın şekilde yürütülmeye çalışılmaktadır.

Kırsal kesimde ağırlıklı olmak üzere eğitim düzeyi düşük kadınlarımızın en fazla ilgi duydukları ve talep ettikleri kurslar biçki dikiş, nakış, halı, kilim, el sanatları, iğne oyası, trikotaj gibi kurslardır.

Halk eğitimi merkezlerinin genel olarak en yoğun açtığı kursların başında bilgisayar, yabancı dil, hazır giyim, stilistlik, modelistlik, emlak komisyonculuğu, sınavlara hazırlık, iş makineleri kullanım, avcı eğitimi, kuaförlük, otelcilik ve turizm, ev pansiyonculuğu gibi kurslar gelmektedir.

Kurslara kayıt olmak için en yakın halk eğitimi merkezine dilekçe ile başvuruda bulunmak yeterlidir. Ön kayıt yapıldıktan sonra 12 kişilik katılımın tamamlanmasıyla talep edilen kurslar açılmaktadır.

•         Ulusal düzeydeki tüm eğitim öğretim faaliyetlerinin Millî Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetiminde yürütülmesi zorunluluğu, engelleyici bir amaç taşımamakta, aksine eğitimin ülkemizin tüm yerleşim birimlerine ve her ferdine ulaşacak şekilde sunulması yönünde tamamlayıcı ve destekleyici bir rol üstlenmektedir.

•         Engelliler, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar, hükümlü ve tutuklular, tedavi altındaki madde bağımlılarına yönelik kurslarda katılım sayısı 10 kişiden daha aşağıda olabilmektedir. Aynı şekilde okuma yazma kursları ile unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatların yaşatılmasına yönelik kurslarda da 12 kişilik katılımın tamamlanma şartı aranmamaktadır.

•         Toplumun ihtiyaç duyduğu yaygın eğitim faaliyetlerinin sadece devlet tarafından veya devlet imkânlarıyla sunulması mümkün olamadığından Türk millî eğitiminin temel amaç ve genel ilkelerine uygun olmak koşuluyla diğer bakanlık, resmi ve özel kurum-kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yoluna gidilmektedir. Değişik kurum ve kuruluşlarla bugüne kadar 70 işbirliği protokolü imzalanmıştır.

•         Bunlar içerisinde; Genelkurmay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İTKİB, Singer, Coats (Türkiye) İplik Sanayi A.Ş., İpragaz A.Ş., Aygaz A.Ş., ES-MO Büro Malzemeleri ve Tersim Araçları Sanayi Ticaret A.Ş:, Sümer Halı A.Ş. bu işbirliği çalışmalarından en önemlilerini teşkil etmektedir.

 

•         Aynı şekilde yurt dışına halı ihracatı yapan özel firmalar ile halk eğitimi merkezlerinin eğitim içerisinde üretim anlayışı ile ortaklaşa açmış oldukları Halı Dokuma ve Onarma Kurslarından bu güne kadar 400.000’nin üzerinde vatandaş yararlanmış ve bu vatandaşlarımız eğitime devam ederken gelir elde etme imkânı da bulmuşlardır.

•         Bilinçli avlanmayı destekleyen avcı eğitimi programlarından ise bu güne kadar 100.000’nin üzerinde kişi katılmış, kursları bitirenler Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilgili birimlerinden Avcılık Belgesi almışlardır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Sonuç olarak; halk eğitimi merkezleri bireyler için ikinci şans okullarıdır. Eğitim, hayat boyu devam eden bir süreç olduğundan ülkemizdeki tüm vatandaşlarımızın, ihtiyaç duydukları alanda halk eğitimi merkezlerinden eğitim alma imkânları bulunmaktadır.

 Bunun için en yakın halk eğitimi merkezine başvuruda bulunmak yeterlidir.

 

Muhittin YILDIRIM

 Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü

Eğitim Uzmanı        

 

 Yayın:03.01.2013 - Güncelleme:07.03.2013 - 15:06