Rehberlik Anne ve Baba Tutumları

Anne ve Baba Tutumları

 

 

 

ANNE BABA TUTUMLARI VE KİŞİLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

OTORİTER TUTUM

Çocuğunu, belirli bir ideal peşinde ve belirli kalıplar içinde, adeta küçük bir yetişkin

yapma çabasıyla yetiştirmeye çalışan anne babalardır. Bütün kontrol anne ve babadadır.

Çoğunlukla anlayışsız, hoşgörüsüz, katı ve baskıcı bir tutum içindedirler. Çocuğun

davranışları katı standartlarla değerlendirilir, hata ve yanlış yapma hakkı yoktur. Çocuktan

kurallara sorgulamadan uyması beklenir, evde her şey kurallara ve saatlere bağlıdır.

Anne babanın gözleri sürekli çocuklarının üzerindedir. Çocuk korkmazsa kurallara uymaz

mantığıyla hareket ettikleri için çocuğun en basit hatasını cezalandırırlar.

Yaptırım gücü anne babadadır. Anne baba isteklerinden ödün vermez çünkü onlar

hep haklıdır. Çocuğunu anlama onun seviyesine inme çabasını göstermezler.

Baskıcı ve otoriter ailenin verdiği eğitimde ceza verici bir yaklaşım vardır. Aile cezayı iyi

bir ders olsun, bir daha hata yapmasın mantığı ile verilir ve bu cezalar genelde çocuğa

göre ağır cezalardır. Ailenin verdiği disiplin çocuğu hayatından bıktırır. Çocuğun en doğal

hakları bile çocuğa uslu olmasının bir ödülü olarak verilir.

Bu tür ailelerde büyüyen çocuklardan başarı beklemek yanlış olur. Çocuk anne

babanın kurallarını yerine getirme çabasında olduğu için kendini ifade edemez. Ailenin

belirlediği kurallar ve sınırlar içinde çocuklarını kendine özgü yapıları adeta yok sayılır.

Otoriter bir ailede yetişen çocukların özellikleri

 Stresli, tedirgin çocuklardır

 Kendine olan güveni hemen hemen yok gibidir

 Sessiz çekingen başkalarının etkisinde kolayca kalabilen çocuklardır

 Sürekli eleştirildiği için aşağılık duygusu geliştirebilir

 Dıştan denetimlidirler. Kendi başlarına karar veremezler dışarıdan birilerinin onu

yönlendirmesini beklerler.

 Tam tersi çocuk isyankarda olabilir.

 

SERBEST ANNE BABA TUTUMLARI

Çocuklarına özgür ve eşit ortam yaratma isteği ile doğmuştur. Anne babanın çocuğa

egemen olma ve onun üzerinde baskı kurma eğilimi yerine, çocuğun başına buyruk

yetişmesi, dilediğince davranması ve çocuğun üzerinde aile denetiminin olmaması

vardır. Çocuğun aşırı hareket ve davranış serbestliği vardır. Kendisine ve çevresine zarar

verebilecek davranışlarda bile denetimden uzaktır, aile müdahale etmez. Aile doğruyu ve

yanlışı çocuğunun yaparak yaşayarak öğrenmesini ister, çocuğa neyi yapması veya neyi

yapmaması konusunda bilgi verilmez.

Aile içinde çocuğun hakları sınırsızdır. Çocuğun nerede duracağı belirlenmemiştir.

Çocuktan kurallara uyması beklenmez zaten kuralları uygulama ve denetleme

düzensizdir. Anne baba çocuğun yanlış davranışlarını görmekte ama ‘iyi bir eğitim baskıcı

değil, özgür olmalıdır’ düşüncesi ağırlıkta olduğu için çocuğa sınırsız özgürlük

tanınmaktadır. ‘Benim çocuğum ideal davranışlara sahip olmalı’ demekte ve çocuğa az

da olsa baskı yapmamaktadır. Anne baba çocuğun davranışlarına karışmamakta, yalnız

büyük bir problem olduğunda varlıklarını hissettirmektedirler.

Kural tanımayan bu çocuklar okullardaki kurallarla karşı karşıya kalınca hayal kırıklığına

uğramaktadırlar.

Serbest anne baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet sonra anne babalarını

denetim altına alırlar, şımarık olurlar. Her ortamda istediklerini elde ettikleri için

doyumsuzdurlar. Anne babanın bu serbest tutumları ev içinde geçerli olduğu gibi ev

dışında da geçerlidir. Tabii en büyük problem misafirliğe gidildiğinde veya başka

çocuklarla karşı karşıya kalındığında ortaya çıkar.

Serbest tutumda anne babanın görevi çocuklarına hizmet etmek, onları mutlu etmektir.

Çocukları mutlu olsun diye tüm isteklerine kayıtsız şartsız uyarlar.

Böyle anne babalar hoşgörülü tutumlarından kolay kolay ayrılmak istemezler. Çünkü

çocuğa dilediğini vermenin ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesini

kendilerine yerleştirmiştirler. Çocuğu en kolay metotla büyütmektedirler. Bırak ver de

ağlamasın, siz hiç çocuk olmadınız mı? Bu tip anne babalar kendi yaşamadıklarını

çocuklarının yaşamasını isterler.

Serbest tutumla yetişen çocukların özellikleri

 Devamlı birilerinden hizmet beklerler

 Her isteklerinin yapılmasını beklerler

 Okuldaki kurallarla karşı karşıya kaldıklarında hayal kırıklığına uğrarlar

 Diğerlerinin dikkatini çekmeye çalışırlar

 Bencil ve saygısızdırlar

 İstekleri buyruk niteliği taşımaktadır

 Toplumun vermediği hakları kendilerine tanımaya çalışırlar

 

İLGİSİZ VE KAYITSIZ ANNE BABA TUTUMLARI

Çocuğun davranışları karşısında ilgisiz ve vurdumduymaz davranışlar sergileyen anne

babalardır. Bu tip aileler için çocuğun varlığı ile yokluğu belli değildir. Bu gruba giren anne

babalar genellikle hoşgörü ile boş vermeyi birbirine karıştırmaktadırlar.

Çocuk anne babayı rahatsız etmediği müddetçe, çocukla ilgili problem yoktur, eğer

çocuk anne babayı rahatsız ederse o zaman çocuk ile ilgili gündem oluşur. Bu gündem

daha çok şikayetlerle doludur.

Bu tip ailelerde çocuk fiziksel ve duygusal yalnızlığa itilmektedir. Çocuğun hareketlerinin

görmezlikten gelinerek dışlanması söz konusudur. Anne, baba, çocuk arasında iletişim

kopukluğu vardır. Ailenin çocuğa tepkileri düşük seviyededir.

İlgisiz kayıtsız tutumla yetişen çocukların özellikleri

 Çocuk dikkat çekmek için etrafına zarar verebilir

 İnsanlarla ilişki kuramaması sonucu sosyal gelişmesinde gecikme ve saldırganlık

sergileyebilir.

 Sözlü iletişim yetersizliğinden dolayı dil gelişiminde gecikme, konuşma bozuklukları

ortaya çıkabilir

 Özgüven sorunu yaşar

 Hayattan ve kendisinden beklentisi olmaz

DENGESİZ VE KARARSIZ ANNE BABA TUTUMLARI

Çocuğun belirli bir davranışı anne baba tarafından farklı yorumlanır. Anne babalar aynı

davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zamanda cezalandırabilirler. Bu durum

daha çok anne veya babanın o anki psikolojik durumu ile ilintilidir. Anne veya baba

yorgunsa, başka zaman normal olan davranış o an için yapılmaması gereken bir

davranıştır. Bu durumda çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamamaktadır.

Tutarsız anne baba tutumlarını içeren bir diğer tutum ise, anne için doğru olan bir şeyin

baba için yanlış olması veya tam tersi durumun oluşmasıdır. Anne ve baba farklı disiplin

anlayışı geliştirebilirler. Anne ve baba mutlaka aynı görüşe sahip olmalıdır, biri olumsuz

davranışı hoş görüp diğeri ceza uygulamamalıdır. Baba çocuğa bir suç işlemesi

sonucunda bir ceza verdiğinde anne hemen annelik şefkati ile çocuğunu kucaklayıp

sevmemelidir

Bazen anne babalar çocuğun verdiği tepkilere karşı nasıl davranması gerektiği

konusunda kararsız kalabilmektedir. Bazen gülüp geçmekte bazen de acaba hatalı

mıyız? şeklinde düşünmektedir.

Bu tip ailelerde çocuğun yanında eşler birbirlerini eleştirmekte sakınca görmezler.

Çocuk söz dinlesin diye ilk önce yumuşak konuşurlar, sabırları zorlanınca seslerini yükseltip

tehditler savurmaya başlarlar, kendini suçlu hisseden anne diz çöküp çocuktan özür diler.

Çocuk hangi davranışının tepki alacağı konusunda herhangi bir fikre sahip değildir.

Anne babaların çocuklar hakkındaki tutarsız ve ayırımcı davranışlarından bir başkası ise

kız erkek çocuk ayrımıdır. Genelde erkek çocuklar kız çocuklara oranla daha ayrıcalıklıdır.

Erkek çocuklar el üstünde tutulurken kız çocuklar daha geri planda yer almaktadır. Bazı

ailelerde ise bu durum tam tersi olabilmektedir.

Büyük çocukların yetişme tarzı ile küçük çocukların yetiştirilme tarzları arasında da

farklılıklar görülmektedir. İlk çocuğu yetiştirirken daha otoriter, kuralcı ve hatalı olurken,

ortanca çocuklarda biraz daha esnek davranılmakta, küçük çocuklarda ise daha

sevecen ve hoşgörülü olunmaktadır. Anne babaların küçük çocukları daha fazla

koruduğu, büyük çocuklara ise erken yaşta fazla sorumluluk yüklediği de diğer bir

gerçektir.

Dengesiz ve kararsız tutumla yetişen çocukların özellikleri

 Aşırı isyankar ya da aşırı boyun eğici olabilirler

 Kaygılı, güvensiz bir kişilik sergileyebilirler

 Büyüdüklerinde karşısındaki insanlara zor güvenirler

 Tutarsız bir kişilik sergilerler

 Karar vermekte güçlük yaşarlar

AŞIRI KORUYUCU ANNE BABA TUTUMLARI

Bu tip ailelerde çocuğa gereğinden çok özen gösterirler. Koruyucu tutum daha çok

anne ve çocuk arasında gözlenir. Her türlü kararı çocuk yerine aile alır. Geç kavuşulan,

aşırı istenilen, tek çocuk, tek erkek veya kız çocuk gibi çocuklar genellikle abartılmış

sevginin odak noktası olurlar. Bu tip anne babalar çocuklarını el bebek gül bebek

büyütürler. Adeta kucaktan yere indirmezler. Genellikle bu tür çocuklar erken konuşup geç

yürürler. Aile tarafından çocuğun her çağrısına cevap verilir. Bu tip aileler çocuklarının

üzerlerine titrerler. Çocuğa zarar gelebilecek ortamlardan kaçınırlar. Ağlamasın, üşümesin,

terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin, mikrop kapmasın diye aile üyeleri

ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Çocuk adeta bir cam fanus içinde büyütülür.

Çocuğun gelişimine göre davranmasına fırsat verilmez. Aşırı koruyucu anne, çocuğuyla

öyle bütünleşir ki onun büyüdüğünü ve olgunlaşabildiğini asla kabul etmek istemez. Bu tür

anne babalar ergenlik çağında bulunan çocuklarına bile kendileri banyo yaptırmak

isterler. Çocuğun veya gencin kıyafetini anne baba seçer. Çocuğa evde, seçim

konusunda pek söz hakkı verilmez. Bu ailede, çocuk büyümüş olmasına rağmen anne

çocuğuyla yatmak ister. Sebep olarak da geceleyin çocuk korkulu rüya görürde korkarsa

ben onun sesini duyamam, yanında olamam diye söylerler. Anne bu tür davranışıyla

çocuğuna olan derin sevgisini dile getirdiğini ve çocuğuna yardım ettiğini düşünmektedir.

Ama gerçekte kendi yalnızlığını ve mutsuzluğunu, çocuğuna kendisini adayarak telefi

etmeye çalışmaktadır. Çocuğunu kendine aşırı bağımlı yaparak kendisini değerli ve eşi

bulunmaz hissetmektedir. Çünkü çocuk en ufak davranışta dahi annesinin fikrini

almaktadır. Anne,

çocuğu kendisine tutsak etmekte ve bağımlı kılmaktadır. Çocuğa sorulan soruları anne

baba cevaplandırır

Aşırı koruyucu ve abartılı sevgisi olan anne babalar çocuklarına derin duygusal bağla

bağlanırlar. Anne baba çocukları için sebepsiz yere aşırı kaygı içindedir. Bu kaygıda onları

çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir. Çocuğu mutlu edemeyeceklerini düşündükleri için

hep endişelidirler. Çocuğa karşı boğucu şefkat gösterirler.

Korucu tutumla yetişen çocukların özellikleri

 Aşırı bağımlı, özgüveni gelişmemiştir

 Sosyal gelişimi zedelenir

 Toplum tarafından kabulü zorlaşır

 Kendini gruba kabul ettirmek için isyankar olabilir

 Tek başına kararlar alamaz

REDDEDİCİ ANNE BABA TUTUMLARI

Reddedici tutum içerisinde olan ailelerde çocuğa karşı adeta düşmanmış gibi

davranılır. Çocuğa, farkında olmadan, sevgi, merhamet, sıcaklık, şefkat verilmez. Daha

çok çocuğun başaramadıkları üzerinde durulur ve çocuk yoğun eleştiriler alır. Bu tip

ailelerde, çocuk genellikle hiç beğenilmez ve her yaptığı devamlı eleştirilir. Neredeyse

çocuğa baskı yapmak için her türlü fırsat kollanır. Çocuğun iyi ve olumlu yönlerinden çok,

çocuğun devamlı kötü ve olumsuz yönleri üzerinde durulur. Çocukları öz evlatları olduğu

halde üvey evlat muamelesi görmektedir. Bazen sadece anne bazen de sadece baba

çocuğa karşı reddedici tutumlar sergiler. Fakat aile içinde çocuğa genel olarak soğuk ve

eleştirel tutumlar sergilenir. Reddetme, çocuğun bedensel ve ruhsal ihtiyaçlarını

karşılamasına engel olacağından bu tür tavır ve davranış içeren ailelerde çocuktan sağlıklı

davranışlar beklemek yanlış olur.

Anne baba çocuğuna karşı sevgisini asla göstermemekte, çocuğunu anlamamakta ve

onu kurallarla, soğuk davranışlarla ve emirlerle yönetmeye çalışmaktadır

Bu tür davranışlar sebebi ne olursa olsun kabul edilebilir davranışlar değildir. Ailenin

gerekirse profesyonel bir yardım alarak bu sorunu çözmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde

bu tip çocuklar ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlerle toplumun karşısına

çıkmaktadır.

Reddedici tutumla yetişen çocukların özellikleri

 Kaygılı ve güvensizdirler

 Tutarsız bir kişiliktedirler

 Suç işlemeye meyillidirler

 İnsanlarla iyi ilişkiler kuramazlar, arkadaş bulmada zorlanırlar

 Saldırgan ve isyankar olabilirler

 İnsanların haklarına saygı göstermezler

 

MÜKEMMELİYETÇİ ANNE BABA TUTUMLARI

Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından her şeyin en iyisini bekler. Kendi

gerçekleştiremedikleri şeyleri çocuklarının gerçekleştirmesini beklerler. Çocuklarından

yüksek başarı beklerler. Ayrıca çok iyi resim yapmalı, şarkı söylemeli, iyi konuşmalı lider

olmalı, iyi yüzmeli koşmalı, herkesin parmakla göstereceği örnek davranışlar sergileyen bir

çocuk olmalıdır.

Bu tutumda olan anne babalar çocuklarını oldukları gibi kabul etmezler, her alanda

çocuklarının kapasitelerini zorlarlar. Çocuklarının eksik olan kısımlarını özel derslerle telafi

etmeye çalışırlar. Çocuğun kaldıramayacağı yükler yüklenir. Çocuğun yanlış yapmaya

hakkı yoktur. Anne babaların kuralları ve kalıpları vardır, çocuklar bu kurallara uymak

zorundadır. Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından aşırı şekilde toplum kurallarına

uymasını beklerler. Çocuklar tıpkı bir büyük gibi yetiştirilir. Çocuğun arkadaşlarını bile aile

seçer.

Çocuk anne babanın koyduğu kurallara uymadığı zaman çocuğa verilen cezalar katı

ve sert olmaktadır. Önce duygusal sömürü ‘senin için saçımı süpürge ettim, hayırsız evlat,

ölürsem hakkımı helal etmeyeceğim’ gibi. Eğer bunlar işe yaramazsa fiziksel şiddet

uygulanmaktadır. Ve bütün bunlar ‘çocuğumun iyiliği için’ mantığından yola çıkılarak

yapılmaktadır.

Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından aşırı titizlik ve temizlik beklerler. Çocuğun

azıcık üzerini kirletmesi bile olay olur. Çocuk sürekli ailenin istediği kalıba uymak zorundadır.

Mükemmeliyetçi ailelerde yetişen çocukların özellikleri

 Aşırı titiz ya da tam tersi dağınık çocuklardır

 Kendilerine güvenleri yoktur

 Başarısızlığı uğradıklarında kolayca hayal kırıklığı yaşarlar

 Yanlış yapmaktan korkarlar

 Okuldaki sıraları hep derli toplu, ders aralarında ödev yapan, grup çalışması

gerektiğinde şikayet eden, bir işi tam yapmak için günler öncesinden çalışmaya

başlayan çocuklardır

 

GÜVEN VERİCİ, DESTEKLEYİCİ AİLE TUTUMLARI

Güven verici, aile tutumunda çocuklara karşı hoşgörü ve destekleme vardır. Anne

baba çocuğunu olduğu gibi kabul edip destekler. Çocuklarına karşı sevgi doludurlar.

Çocuğun ilgilerini, yeteneklerini göz önünde tutarak, yeteneklerini gerçekleştirebileceği

ortamlar hazırlarlar.

Anne baba birbirlerine ve çocuğa olan duygularında açık davranır. Aile içinde güven

ve şeffaflık vardır. Problemlerle nasıl baş edebileceğini birlikte araştıran, huzurlu bir aile

ortamı vardır.

Anne babalar çocuklarına karşı hoşgörülüdürler, onları desteklerler, çocuklarıyla ilgili

kararlar alırken seçenekler sunarlar, çocuğun seçtiği davranıştan ders almasına izin verirler.

Aile ortamı çocuğa kendini anlatma özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde gelişir

aileyi ilgilendiren kararlar alınırken çocuğun fikri sorulur. Çocuğun fikirleri ne kadar mantıksız

ve basit olursa olsun mutlaka saygıyla dinlenir, çocuk susmaya değil konuşmaya teşvik

edilir.

Böyle bir ailede evde ve toplumdaki kuralların sınırları bellidir. Çocuk neyi nerede

yapacağını veya yapmayacağını bilir. Evde uygulanacak kuralları çocuklarıyla birlikte

belirlerler ve bu kurallara herkes uyar. Anne ve baba çocuğa davranışlarıyla iyi bir

modeldir. Çocuklarından görmek istemedikleri davranışı kendileri de yapmak istemezler.

Çocuk belirli sınırlar içinde özgürdür. Çocuğa şiddet ve duygusal yaptırım gücü yerine,

anlatarak ikna etmeye çalışırlar.

Eğer aile ortamı çocuğa kendi benliğini, kimliğini duygu ve düşüncelerini anlatma

özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde olgunlaşır.

Güven verici, destekleyici ailelerde yetişen çocukların özellikleri

 Sosyalleşmiş, işbirliğine giren çocuklardır

 Arkadaş canlısı ve duygusaldırlar

 Sosyal açıdan dengeli ve mutlu bireylerdir

 Özgüvenleri yüksektir, sorumluluk sahibidirler

 Kendine ve başkalarına güvenir

 Yaratıcı ve bağımsızdır

 Kurallara ve otoriteye saygı duyar

AİLELERE ÖNERİLER

 Çocuğunuzun yanında eşinizi asla kötülemeyin ve eleştirmeyin; anne baba eşlerine

olan kızgınlık, kırgınlık eleştiri içeren davranış ve sözlerini çocukların yanında

yapmayalım. Kendi kırgınlığınıza çocuklarımızı ortak etmeyin. Çocuk anne babanın

birbirlerini kötülemesini, eleştirmesini istemez, birbirlerini sevip beğenmesini ister.

 Çocuğunuza eşinizle mutlu olduğunuzu söyleyin ve davranışlarınızla da bunu

gösterin; Kızgınlık anında annen-baban beni üzmek için yapmadı, kötü bir niyeti

yoktu diyebiliriz.

 Sizinde çocuğunuzun da istediğinin olacağı çözümler üretmeye çalışın; çocukların

her zaman sorunlara sizin getireceğiniz çözümlerden başka çözümleri vardır.

Çocuğunuza beklediğinizin ne olduğunu söyledikten sonra; onunda beklentisinin

başka olduğunu bildiğinizi ve bu yüzdende oturup her iki tarafında istediğinin

olabileceği ortak bir çözüm bulmaya çalışın.

 Çocuklarınızı gerçekten dinleyin ve bunu ona gösterin; çocuğunuzu dinlerken tv.

İzlemeyin, gazete okumayın, başka işlerle meşgul olmayın. Konuşurken göz teması

kurun, çocuğun yüzüne bakın, aynı hizada olmaya dikkat edin.

 Çocuklarınıza sözlerinizle değil davranışlarınızla örnek olun; çoğu zaman anne

babalar çocuklarına öğüt verirler : şöyle yapmalısın, bu işin doğrusu bu, böyle

davranmanı istemiyorum. Çocuk sözlerle anlatılanlardan çok davranışlarınızla

vereceğiniz mesajları almaya açıktır.

 Kendi çözümlerini kendisinin bulacağı dinleme metoduyla onu dinleyin; yorum

yapmanız gereken bir şey anlattığınızda ‘hım, anlıyorum, evet, sonra ‘ gibi devam

sağlayacak sözcüklerle çocuğu sonuna kadar dinlemeniz gerekiyor çünkü

amacımız çocuğun gömesi gereken noktaya kendiliğinden gelmesi.

 Çocuklarınızla sen dili ile değil ben dili ile konuşunun; örneğin; sen tembelsin,

çalışmıyorsun, sorumsuzsun (sen dili) yerine , çalışmadığın zaman ben üzülüyorum,

çünkü hak etmediğin halde kötü not almış oluyorsun (ben dili) kullanılmalı

 Çocuğunuzun olumlu yönlerini ve başarılarını ön plana çıkarın

 Çocuklarınızı kardeşleriyle ve arkadaşlarıyla kıyaslamayın. Kıyaslamak reddetmektir.

 Başkalarının yanında çocuğunuzun daima olumlu özelliklerini anlatın.Bizimki çok

tembel, oğlum-kızım çok yaramaz, bizi hiç dinlemiyor teyzesi vb ifadelerle çocuğun

olumsuz özelliğini yoğunlaştırmış ve kendimizi de kötü hissetmiş oluyoruz.

 Çocuğunuzun babasını-annesini kötülemesine, eleştirmesine ya da onların

hakkında olumsuz konuşmasına izin vermeyin ve asla sana katılıyorum, çok haklısın,

baban hep böyledir vb. demeyin onun yerine babanın yorgun olabileceği, başka

şeye canının sıkıldığını aslında onun böyle bir kişi olmadığını vurgulayın.

 Çocuğunuzun aldığı sonuçları değil çalışmasını ve gayretini ödüllendirin; biz onları

iyi sonuçlar alırlarsa ödüllendiririz, gayretleri, çalışkanlıkları sonuca yansımıyorsa göz

ardı ederiz hatta ödül şöyle dursun kızarız bile. Unutmayın çocuğunuz her şeyi

başarmak zorunda değil.

 Çocuğunuzun akıllı, iyi niyetli, güzel olduğunu dile getirin.

 Çocuğunuzu koşulsuz sevin ; başarılı olursan seni severim, istediğim gibi olursan seni

severim vb ifadelerden kaçının. Çocuklarınızı koşulsuz severseniz, onlara da hem

kendilerini hem de insanları koşulsuz sevmeyi öğretirsiniz.

 

KAYNAKLAR

Yavuzer , H. Okul Çağı Çocuğu

Yavuzer , H. Çocuk Psikolojisi

 

 Yayın:12.03.2013 - Güncelleme:31.07.2013 - 11:59