Aile Tipleri Aile Tipleri

Aile Tipleri

.

 

 

 

 

Ebeveyn Tavırları (Aile Tipleri)

 

1.    Aşırı Koruyucu Tavır
2.    Otoriteryen (baskıcı) Tavır
3.    Gevşek (Çocuk Merkezci Aile)Tavır
4.    Tutarsız (kararsız) Tavır
5.    Mükemmelci Tavır
6.    İlgisiz ve Kaygısız Tavır
7.    Dengeli Tavır (Sağlıklı Aile)

 

1. AŞIRI KORUYUCU TAVIR
Aşırı ihtimam ve fazla kontrol vardır. Titizlik ve vehimlilik ağır basar. Her şeye karşı çocuklarını korurlar. Bu durum kendi problemlerinden ve hayata bakışlarından kaynaklanan kaygılara dayanır. Sağlıksız çocukluk geçirenlerde, sevgi ve şefkat görmeden (korku ve güvensizlik ile) büyümüş ebeveynlerde bu tavır olur.

 

Özellikler: Çocuğun ağlamasına dayanamazlar. Sık sık doktora götürürler. Kucaklarından indirmezler. Kendi ihtiyaçlarını karşılaması için çocuklarına izin vermezler (Sen yapamazsın!). Elinde tabak biricik yavrularının peşinde koşarlar. Çocukları hep bebektir, hiç büyümez! Çocuğun başına bir şeyler geleceği kaygısı taşırlar(Efendim, zaman kötü! Ne olur ne olmaz! Ya bir şey olursa!?). Şunu anlamazlar: Çocuklar, farklı ve kendine özgü kişiler ve kişilikler olacaklardır. Çocuklarının yerine kendileri yaparak kendilerine özgü kişilik geliştirmelerine engel olurlar. Genellikle fazla hoşgörülü ve şımartıcı davranırlar.

 

Sonuç: Ana-babaya bağımlı, her şeyi onlardan bekleyen, kendi başlarına karar vermekten aciz, sormadan bir şey yapamayan, girişim yeteneğinden yoksun bir kişi olurlar! İsteklerini mızıldanarak belirtirler. İnatçı bir tavır geliştirirler. Kendilerini koruyamazlar. Utangaç, çekingen kişilik geliştirirler. Şımartılma oranı yüksek olanlar ise, baskıcı, çevresindekileri kullanan, sorumsuz, bencil ve kaprisli(şımarık) olurlar.

 

2. OTORİTERYEN (BASKICI) TAVIR
Çocukla müzakere ve münazara yapmadan, anlaşmadan;  onun isteklerini dikkate almadan ebeveynin belirledikleri kural ve isteklerin katı bir şekilde uygulanmasıdır.

 

Özellikler: Sert, kesin ve soğuk bir tavır hakimdir. Çocuk istenen davranışları gösterince sevilir. Çocuğun duygu ve düşünceleri yok sayılır(Bir şeyden anlamaz velet!). Aile kurallarına kesinlikle uyulması istenir(bi-lâ kayd u şart). İyi çocuk itaat etmelidir(varlığının yegane temeli!). Çocukların istekleri önemli sayılmaz(çocuk işte!). Yanlışlık yaptı mı “ceza” devreye girer hemen: Dayak, ayıplama, kötüleme, utandırma gibi. Bunlar “Höt dedim mi, höt!” tipidirler.

 

Sonuç: Çocuk duygu ve düşüncelerini anlatamaz. Baskı sonucu görünürde iyi davranır; ama çekingen, etki altında kalan, aşırı hassas kişilik geliştirir: Uysal yetiştirilen pasif kişilik(uslu!). Ancak, baskının “öteki yüzü” de vardır: Şiddet şiddeti doğurur ve vurucu, kırıcı, yük edici, saldırgan davranışlara da yönelebilirler. Şunu öğrenmişlerdir: “Güçlü güçsüzü ezer”, “Hak kuvvetlinindir”.

 

Sık verilen ceza çocuğun vicdanını kötü etkiler. Olumsuz suçluluk duygusu ve güvensizlik oluşur. Ebeveyne ve otoriteye korku ve öfke duyarlar. Katı, acımasız, korkak bir kişilik geliştirirler: Gaddar, eşkıya, terörist… adayı olurlar.

 

3. GEVŞEK (ÇOCUK MERKEZCİ) TAVIR
Çocuğun kuralsız, başına buyruk, alabildiğine davranış serbestliğine sahip denetimsiz ve öz denetimsiz yetiştirilir. Bu ailede kuralsızlık ve denetimsizlik hakimdir.

 

Özellikler: Çocuğa zarar verici davranışlar yeterince anlatılmaz. Yapılması ve yapılmaması gereken belli kurallar yoktur veya yeterince kesinlik ve tutarlılık içinde yapılmaz. Ara sıra sert çıkışlar, cezalar, kısıtlamalar olsa bile bunlar çocuğun davranışının yanlışlığını anlatmaktan çok uzaktır. Böylece fayda vermeyen çıkışlar sonucunda “Ne halin varsa gör!” boş vermişliğine kaçılır. Ana-baba acizliğini kavrayan çocuk ta onları istediği yönde kullanmaya başlar: “İstediğimi yapmazsanız ağlarım!” gibi şantajlar… Ebeveyn alttan aldıkça da o hep istiyor, hep kafasına göre hareket ediyor. Bu ailede çoğu kere çaresizlik ve hayal kırıklığından kaynaklanan ebeveyn boş vermişliği vardır.

 

Sonuç: Çocuk aşırı serbesttir. Kendine ve çevresine zarar verecek davranışları etkili denetleyemez. Kendilerine “verilmeyen hakları” olduğunu düşünürler. Okul kuralları( veya toplum kuralları) karşısında hayal kırıklığına uğrarlar ve uyum sağlayamazlar. Talepleri ve ihtiyaçları yerine getirilmezse çöküntüye uğrarlar(depresyon): Kızarlar, şikayet ederler, mızmızlık yaparlar. Rollerini, görevlerini, hak ve sorumluluklarını bilemezler. Toplum karşıtı eğilimler geliştirebilirler(uyumsuz). Çocuk asi karakterli, otorite tanımayan, ben merkezli bir kişilik haline gelir.

 

4. TUTARSIZ(KARARSIZ, AYARSIZ, MUVAZENESİZ) TAVIR
Çocuk eğitimi konusunda görüş ayrılığı veya ebeveynin çocuk davranışları karşısında değişken tavır(daha doğrusu tavırsızlık) gösterilmesidir.(Yazar-bozar aile).

 

Özellikler: Çocuğun aynı davranışları bazen hoş görülür, ertesi gün de cezalandırılır. Annenin yaptığını baba bozuyor ya da babanın verdiği cezayı anne dayanamıyor ve kaldırmaya çalışıyor. Biri kızıyor, diğeri kucağına alıp pışpışlıyor. Bu aile tipinin öteki yanı da uygulanan kurallarda süreklilik olmayışıdır: Bir eşya yasaklanıyor; ama bazen oynamasına izin veriyoruz.

 

Sonuç: Bu tip ailede çocuk, nasıl davranacağını öğrenemez. İlk zamanlarda çatışma ve huzursuzluk yaşar, sonra çocuk davranışlarını ebeveynin neşe ve öfkesine göre ayarlar. Böyle çocuklar cezaya fazla direnç gösterirler. Daha saldırgan olurlar; kolay kolay saldırganlıkları da değişmez! Sosyal çevreye uyumu zor olacaktır: Kavgacı ve ayarsız çocuk/kişi.

 

5. MÜKEMMELCİ TAVIR:
Çocukların daha başarılı olmalarının istendiği, sık sık başka çocuklarla kıyaslandığı çocuklarının hep en iyi olmasını isteyen aile(“Neden 5 değil, 4”çü aile).

 

Özellikler: Süper çocuk özlemi vardır(narsizmi çocuğa yansımıştır). Onlara yaşlarının üzerinde hikaye okurlar. Çocuğun tabiatına bakmazlar. Çocuk umulan gibi davranmayınca çocuğun veya kendilerinin “hatalı ve suçlu” oldukları düşünülür(olumsuz suçluluk duygusu). Bu ebeveyn, hayatta kusursuzu ve mükemmeli ararlar. Titizdirler. Gururludurlar, benlikleri şişmiştir. Eleştiriye pek katlanamazlar. Evlerini bazı(bir çok) katı kurallarla yönetirler. Çocukların sağlıkları, kıyafetleri, yiyeceği yemekleri, okul arkadaşları başlı başına meseledir. “Ben yapamadım o yapsın” diye düşünülür. Kitap gibi çocuk yetiştirmeyi isterler(Bir şeyi isteyip imkanlar ölçüsünde en iyiye yönelmek değil; mesele “kifayetsiz muhteris” olmada!). Çocuğun yetenek ve kapasitesi göz önüne almadan en iyi ortamı hazırlamaya çalışırlar(Vermeyince Sultan Mabûd, neylesin kul Mahmut?!). Başarılı olmaları için çocuklarına baskı yaparlar: “Benim yavrum her şeyi becerir!”

 

Sonuç: Mükemmelci tavrın sebebi, çocuğun ayrı bir varlık olarak kabul edilememesi ve bunun oluşturduğu suçluluk duygusudur. Çocukta beklentileri karşılayacak yetenek ve kapasite varsa pek mesele çıkmaz veya az etkilenir. Ancak, pek yeteneği yoksa, “aptalın biriyim”, “beceriksizin tekiyim” diye düşünür; “Ne yapsam ailemin isteklerini yapamıyorum, nasıl olsa başaramıyorum, o halde çalışmama gerek yok!” diye çabasından vazgeçebilir. Ebeveynin kendini zorlayan beklentilerine isteksizlik göstererek ceza keserler.

 

Çocuk ya hırslı ve atak ya da başarısız, çekingen ve hayat sevincinden yoksun hale gelir. Aşırı beklentiler onu isyankâr ve uzlaşmaz kişiler yapabilir. Arkadaşlık ilişkilerinde, yardımlaşma ve paylaşmada, sosyal ilişkiler kurmada zorlanırlar.

 

6. İLGİSİZ VE KAYGISIZ TAVIR
Bu tavır mükemmelciliğin zıttı, gevşek- tutarsız tiplere yakındır. Sıfır ilgi bir aile.

 

Özellikler: Çocuk yalnız bırakılır, görmezlikten gelinir. Önemsenmez. Bu bir duygu istismarıdır. Ana-babaya yakışmaz. Daha çok problemli ebeveynlerde görülür. Çocuk adeta yok sayılır.

 

Sonuç: Ailesi için bir anlam ifade etmediğini ve değersiz olduğunu düşünür. Çevresine zarar vererek bu ilgisizliğin öcünü alırlar. Saldırganlık eğilimleri artar.(Satanist vb akımlara eğilim duyarlar. Duygusal açıdan dengesiz olurlar, hayatı acımasız ve kötü bulurlar).

 

7. DENGELİ (SAĞLIKLI) TAVIR
İdeal ana-baba tavrı belirlemek zor olmak ile birlikte, başarılı ana-babalar çocuklarına karşı “esnek ve hoşgörülü” bir yaklaşım içinde olanlardır.

 

Özellikler: Olumlu tavra sahip ebeveyn, çocuğun ihtiyaçlarını sezinleyen, onlarla samimi iletişim kuran, karşı koymadan önce çocuğun isteklerini dinleyen ve uygun cevaplar veren, çocukta iç denetimin gelişmesi için uygun ortam hazırlayan, sorumluluk duygusunu geliştiren, hak ve özgürlüklerinin sınırlarını öğreten, çocuğunu korkutmadan disipline(terbiye) eden ve fikirlerini hür bir vicdanla ifade edebilen bir kişi olarak yetişmelerine imkan sağlayan ana-babalardır.İLKE: Hoşgörü + Güven + Destekleme

 

Bu ailede kurallar açıkça bellidir. Çocuğun duygularını ve tepkilerini ifadeye imkan verilir. Özgürlük kural bilinci ile verilir. Çocuk çoğu aile kararlarına katılır. Ailede sözlü iletişim önemlidir. Çocuğa şartsız bir sevgi ile yaklaşırlar. Ortak faaliyetler söz konusudur. Çocuk öğrenmek istediğini rahatça öğrenir. Ancak kendi başına yapamayacakları işlerde yardımcı olunur. İLKE: SİBS: Sevgi + İlgi + Bilgi + Sabır

 

Sonuç: Topluma kabul edilmiş, iyi ilişkiler kurabilen, girişken, bağımsız, gerçekçi, amaç ve ülküleri olan, güvenli, içten, öz denetimi olan, sosyal ve dost olabilen bir çocuk; hatta kişi.

 

Kendilerini yeterli bulan, daha iyi toplumsal uyum gösteren çocukların ebeveynleri, çocuklarına karşı DAHA KABUL EDİCİ olanlardır.

 


                                                     TEMEL BİLGİLER

 

1. Nitelikli Aile Özellikleri: Öğrenmeye, gelişmeye ve sürece önem verir. Sevgi, saygı, güven, paylaşım ve sorumluluk içerir. Dil, inanç(maneviyat), terbiye, gelişmiş iletişim (muvasale/musahabe) ve gelişmiş becerilere sahiptirler.

 

2. Ailenin Duygu Zenginliği: Sağlıklı ailede şu duygular paylaşılır: Ümit, şefkat, neşe, sevgi, nitelikli beraberlik, hayattan tat alma, mutluluk duygusu, eşitlik duygusu, güven, beğenme serbestliği, meraklarda azat olma, kabul görme, doyumluluk, güçlü hissetme, masumiyet, onur duyma, doluluk….. Böylece duygusal sağlık gerçekleşir.

 

3. Ailede Olması Gereken Temel Özgürlükler: Algılama: Etrafını algıladığın(idrak ettiğin) gibi görebilirsin. Fikrini İfade Etme: Düşüncelerini çekinmeden söyleyebilirsin, seni can kulağımla dinliyorum. Reddetme: Bir şeyi istemediğini söyleyebilirsin, buna hakkın var. Duygularını İfade Edebilme: Duyguların ayıp değil, edep dairesinde ifade edebilirsin. Özünü Gerçekleştirme: Kendi yeteneklerini, özelliklerini, istek ve arayışlarını kabul ediyorum. Sana destek olmaya hazırım.

 

4. Ailede Olmaması Gereken Temel Olumsuzluklar:

 

Denetleme: Her davranışın kontrole tabi tutulması(Na’pıyosun orda?!)

 

Mükemmelcilik: Kusursuzluk ve hata yapmama hastalığı(Bunu mu yapabildin?!).

 

Suçlama: Her şeyde suçlu aramak; kabahat soruşturmak(Senin yüzünden).

 

Temel Özgürlükleri İnkar: Sen öyle zannet! Sus, anlamazsın! Ben ne dersem o! Neeee! Vay densiz, utanmaz! Sadece benim istediğim ve sınırladığım gibi olabilirsin, yoksa hakkımı helal etmem!

 

Konuşma Yasağı: Bazı veya çoğu konularda konuşturmamak(Zurnanın son deliği!).

 

Küskünlük: Ailede “küstüm” türküsü tutturmak(Annen değilim! Bana baba deme!).

 

Güvensizlik: Ailede güven duygusunun oluşturulamaması (Bana bak, doğruyu söyle yoksa karışmam! Sen zaten bilmem neyin tekisin! Senin ipinle kuyuya inilmez! Sana ev bile emanet edilmez, yakarsın!).

 

 

 

 Yayın:30.05.2013 - Güncelleme:31.05.2013 - 19:41