T.C.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
AKSARAY - GÜLAĞAÇ - ÇATALSU İLKOKULU

Ana Sayfa  Duyurular  Güvercin Kayası Kazı Çalışmaları
Güvercin Kayası Kazı Çalışmaları Yayın tarihi: 05.05.2013 - 10:21

 

                                                     GÜVERCİN KAYASI KAZI ÇALIŞMASI

 

1996 yılında başlatılan Güvercinkayası Kazısı (Çatalsu, Gülağaç-Aksaray), onikinci sezonunu geride bırakmıştır. Küçük çaplı sayılabilecek bu Orta Kalkolitik Çağ (kal. C14 M.Ö. 5200-4750) kaya üzeri yerleşmesi, kentleşme öncesinin, sosyoekonomik ve sosyopolitik devinimleri hakkında, önemli verileri barındırmaktadır. 

İlk başlarda yerleşme, Mamasun barajı göl alanı içinde, Melendiz su sağ kıyısında tek başına yükselen kayalığın doğal formasyonuyla uyumlu, tasarım ürünü, bitişik düzende tutulmuş mimari dokusuyla dikkat çekmiştir. Kazılar ilerledikçe, tarım ve hayvancılığa dayanan kırsal ekonomisinde, artı ürünün depolanarak korunması ya da idaresine yönelik bazı ekonomik ve politik gelişmelerin yaşandığı anlaşılmıştır. 

Üst teras basamağını alttan çevreleyen destek duvarı ve kalın duvarların arkasında gizlenen özel yapılar, bu değişimin habercisi olmuştur. Kayalığın zirve düzlüğünde konuçlanmış özel yapılarla ilgili çalışmalar ilerledikçe, sosyal düzendeki farklılaşmaların yansımaları daha da belirginleşmiştir. 

2005 kazısı, dış destek/savunma duvarıyla iç kale arasında, üçüncü bir savunma, ya da destek hattını ortaya çıkarmıştır. Destek duvarının arkasındaki yamaç kaplaması ve iç savunma hattına doğudan bitişen, yarı dairesel kalın bir duvarla kuşaklanmış çifte tahıl silosuysa, ister istemez akla çok daha sonrasının Hitit Çağı savunma sistemlerini getirmektedir. 

Giderek içe kapanan ve savunmaya önem veren Güvercinkayası’nda artık bir iç kale ve aşagı yerleşmeden söz edilebilmektedir. Bu tür bir yapılaşmanın, salt sınıfsal ayırımla açıklanamıyacağı da kesindir. 

Kalkolitik Çağ, tarım kadar ikinci evcilleştirme aşamasını tamamlayan hayvancılık ve hayvan besiciliğinin de öne çıktığı bir dönemdir. Özellikle sütten elde edilen hayvansal ürünlerin, artı değer olarak ekonomiye katılmasıyla, çobanlık mesleği de hiç kuşkusuz şekil değiştirmiştir. 

Güvercinkayası obsidiyen ve kemik alet endüstrilerinde, ok uçlarına hiç rastlanılmamıştır. Av ve savunma silahı olarak, göçebelere atfedilen sapan taneleri/taşları öne çıkmaktadır. Yerleşik Güvercinkayalılar, alet çantalarındaki bu silahı, acaba, bölgeye giren göçebe/yarı göçebe büyük sürü sahiplerindan mi edinmiştir? Günümüz kırsal yerleşmelerinde de çoğu çatışmanın, tarla sahipleriyle çobanların arasında yaşandığı bilinmektedir. 

Çok zengin ve uçsuz bucaksız tarım topraklarına sahip Anadolu’nun Hitit’lere kadar geleneksel yönetim modelinin, beylikler, prenslikler, yerel krallıklar şeklinde olduğu bilinmektedir. Anadolu’nun kentleşmesinde, hiç kuşkusuz bu modelin çok büyük etkisi olmuştur. Su kaynaklarına sıkı sıkıya bağlı ve dar bir alanda kümeleşmek zorunda kalan Güney Mezopotamya Kalkolitik Çağ tarımcıları, anıtsal yapılarıyla merkezi büyük kent modelini geliştirirken, aynı dönem Anadolu tarımcılarıysa, daha küçük boyutlarda kale kent modeline sadık kalmıştır 

Bu bağlamda, uluslararası bir ekiple, pek çok bilim dalından uzmanlarla sürdürülen, Mamasun barajının tehdidi altındaki Güvercinkayası Kazıları’nın, Anadolu modeli kentleşme olgusuna somut verilerle ışık tutmağa devam edeceğini ummaktayız. 

Uzun soluklu Güvercinkayası projesinin yıllık sonuçları, düzenli biçimde önraporlar halinde yayınlanmakta, yurt içi ve yurt dışı bildirilerle tanıtılmaktadır. Bu tanıtımların sonucunda, yurt dışından projede yer almak üzere pek çok başvuru alınmaktadır. Bu bağlamda 2007 kazısına üç Macar arkeolog katılacaktır. 

Bilim ekibi üyelerimizden Dr. I. Pavlu, Güvercinkayası 1996-2000 yılları öğütme taşları üzerine bir makaleyi yayına hazırlamıştır. Sürtme taş aletler üzerinden alınan örneklerin Çek Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen analizlerinin sonuçları da bu yıl içinde ilgili uzmanlarca, yurt dışında yayınlanacaktır. 

Bu yıl, ekibimize yeni katılacak olan Dr. H. Procopiou ve Ark. A. Boleti’nin anakaya içine açılı dikme sokularının, hangi alet gereçler yardımıyla ve nasıl bir teknoloji kullanılarak gerçekleştirildiği üzerine araştırmalar yapacaklardır. Bu ve buna benzer arkeometri çalışmalarından elde edilen veriler, yeni hipotezlere götürmektedir. 

2006 arazi çalışmaları sırasında kazı atıkları ve çevreden temin edilen doğal malzemeler kullanılarak, öğrenci ve işçilerin kol gücüyle bir Güvercinkayası örnek evi inşâ edilmiştir. Bu ev, hem deneysel arkeoloji konusunda öğrencileri eğitme, hem de kültür sektörüne katkıda bulunma amacına yöneliktir. Projenin geliştirilerek daha kapsamlı uygulanması, arkeolojiyi geniş kitlelere tanıtacak bir açık hava müzesinin nüvesini de oluşturabilecektir. Gene bu çerçevede projemiz, çevre halkı için bir prestij kaynağına dönüşmüştür. Bölgeyle ilgili resmi ve özel pek çok internet sitesinde Güvercinkayası tanıtılmaktadır. Ekibimizin yeni binasına taşınan Aksaray Müzesi’nde Güvercinkayası buluntularının sergilenme çalışmalarına verdiği destek de, kültür sektörü bağlamında düşünülmelidir.

Tüm bunların yanısıra, uzun soluklu proje, mevsimlik de olsa, çevre halkına ekonomik katkı sağlamaktadır.

 

   

 

Ayrıntılı bilgi : http://guvercinkayasi.com/tr/index.php